Adıyamanlı Dr. Nurettin Fırat, Nobel Barış Ödülü’ne Aday Gösteriliyor

Tıp fakültesinden mezun olduktan sonra dünyanın farklı bölgelerindeki mülteci kamplarında görev yapan Adıyamanlı Dr. Nurettin Fırat, Kızılderili bakan ve milletvekilleri tarafından 2021’daki Nobel Barış Ödülü’ne aday gösteriliyor.
Bu haber 2020-03-17 19:53:22 eklenmiş ve 172 kez görüntülenmiştir.

 

Türkiye’nin sınır bölgelerindeki mülteci kampların dışında ABD ve Afrika ülkelerindeki kamplarda hastaları tedavi eden Dr. Nurettin Fırat’ın gösterdiği azim göğüsleri kabartıyor.

Zor şartlarda  4 mevsim demeden kamplarda görev yaparak cerrahi müdahalenin yanı sıra birçok alanda hastalara bakan  Dr. Nurettin Fırat, adeta kendini mültecilere adıyor.

Adıyamanlı olan Dr. Nurettin Fırat, yaşam hikayesi ve çalışmaları hakkında şunları kaydetti; “Adıyaman merkeze bağlı olan Ova Kuyucak köyünde dünyaya geldim. İlkokulu köyde okuduktan sonra ortaokulu Yavuz Selim Ortaokulu’nda, liseyi ise Adıyaman Anadolu Lisesi’nde okudum. Üniversiteyi  Azerbaycan’da devlet üniversitesinde okudum. 5 yıldan bu yana hekimlik görevimi icra etmekteyim. Bu zaman zarfında birçok ülkenin kamplarında hekimlik görevini icra ettim. En son ABD’de de hekim olarak görev yaptım. Mülteci kamplarında gönüllü olarak görev almaya devam ediyorum. Bakanlıktan ziyade gönüllü olarak, ekonomik bir beklenti içerisine girmeden çalışmalarımı sürdürmekteyim. Kendi çalışmalarım ve projelerimle bazı kurum ve derneklerle Afrika bölgesindeki değişik yerleşim yerlerinde görev aldım. Suriye, Irak, Afganistan, Pakistan, Şili, Somali, Yemen gibi ülkelerde görev yaptım. Ayrıca Güney ve Orta Afrika ülkelerinde de görev yaptım. Suriye’deki kamplara iki haftalığına gittiğimde bir buçuk yıl orada kaldım. Kamplardaki şartlara göre bazen aylar bazen ise yıl olarak kamplarda hekim olarak görev yapıyorum. Kamplarda bir doktor haliyle birden fazla hastalık için o insanları tedavi etmek zorunda kalıyor. Birçok kampta diş hekimliğinden tutunda kadın doğum, cerrahi, dahiliye gibi birçok alanda hastalara hizmet verdim. En çokta kamplardaki doğum olayları çok enteresandır.  Ben kadın doğum uzmanı değilim. Ancak ilk müdahale ettiğim doğumda oradaki teyzelere, “sıcak su ve havlu getirin” demiştim. Ben halen teyzelerden sıcak suyu ve havluyu neden istediğimi bilemiyorum. Bu olay benim için çok enteresan bir olaydı. Kamplarda doğum olayları bana çok enteresan geliyor. Kamplarda birçok ameliyat yaptım. Bir defasında kampta apandisit ameliyatı yaptım. Bu ameliyatı lokal anesteziyle yaptığımı hatırlıyorum.”

“Bu acı bir olayı asla unutamıyorum”

Arif isimli bir mülteci çocuğu hiç unutamadığını hatırlatan Dr. Nurettin Fırat, “Arif’in hikayesi çok uzun bir hikayedir. Babası Suriye’de ölüyor. Ama annesi babasının öldüğünü Arif’e söylemiyor. Annesi Arif’e her gün babasının geleceğini söylüyor. Arif ise her gün kamptaki girişte babasını bekliyor. Okula kaydını yapacağı zaman kamptaki askerlerin ve güvenlikçilerin yardımıyla Arif’le konuşmuştuk. Ve onunla bir dostluğumuz oldu. Ben Arif’ten güneşi çizmesini istemiştim. Arif ise güneşi siyah renkteki kalemle çizmişti. Bu resim çocuğun bakış açısını gösteriyor. Savaşı bizzat yaşamış olan bir çocuktan bahsediyoruz. Bu acı bir olayı asla unutamıyorum. 6 yaşında olan bir kız çocuğunun hikayesi daha acı bir olaydı. DAEŞ’in bir saldırı sonrası bu çocuğu ölümden kurtarmıştık. Ve bu çocuk yaralıydı. Bana ilk sorduğu soru şu şekildeydi; “Annem ve babam nerede” Ne yazık ki, annesi ve babası DAEŞ’in saldırısında katledilmişti. Ben her zaman bu kız çocuğunun durumunu merak etmişimdir. Çünkü hain bir saldırı sonrasında 6 yaşında olan bu kız çocuğunun bütün köyü katledilmişti. Bu kız çocuğunun bundan sonra ne olacağını merak ederek, bu olay bende bir travma olarak kaldı. Bu çocuk için aylarca uyuyamamıştım”

“2021 yılındaki Nobel Barış Ödülü için senide aday göstermek istiyoruz” dediler.

Çalışmalarının aralıksız bir şekilde devam ettiğini ifade eden Fırat, “Afrika’da sağlık ve eğitim çalışmalarım devam ediyor. Sadece sağlık çalışmalarına yoğunlaşmıyorum. Yapacağımız çalışmaları olumlu ve verimli çalışmalarla yapacağız. Bu sebeple Suriye’deki bazı kesimlerde okul ve yetimhane çalışmalarımız devam ediyor.  Bunun için Avrupa’da ve ABD’deki bazı kurumlarla görüşüp destek alma konusunda bir projemiz var. Türkiye’den de mülteciler için önemli destekler sağlanıyor. Bana teklif edilen Nobel Barış Ödülü konusuna gelince, bu ödül teklifi Kanada’daki Kızıldereli yetkililerden geldi. Bunlar Toronto’da etkili bir kesimler. Bu yetkililer aynı zamanda orada bakanlık, milletvekilliği gibi görevlerde yer alan insanlardan oluşuyor. Bu kişilerle 7 yıldan bu yana görüşmeleriniz devam ediyor. Bu kişiler daha önceki yıllarda Suriye’ye yardım göndermişler. Kampta bir hastanın ameliyatı için yardımları olmuştu. Bu yetkililer kamplarda yapmış olduğum çalışmalarımı yakından takip etmişler. Daha sonra bana ulaşan bu yetkililer, “5 yıl boyunca ara vermeden yapmış olduğun çalışmalardan dolayı seni kutluyoruz. Ve ödüllendirmek istiyoruz” dediler. Bu çalışmalarımı yakından takip edip, böyle bir teklifte bulunarak, “2021 yılındaki Nobel Barış Ödülü için senide aday göstermek istiyoruz” dediler. Açıkçası bu ödül için hemen karar verip, “Evet” demedim. Çünkü ülkemdeki ilgili bazı kurumlarla görüşme yapmam gerekiyor. Yapacağım görüşmeler sonrasında bana yapılan teklifi değerlendireceğim. Çünkü 2021 yılına daha var. Böylesine bir teklif beni onura etti. Şuana kadar Türkiye’de iki kişi Nobel Barış Ödülü’nü almış” dedi.

ETİKETLER :
Diğer DÜNYA haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
MEDYA TEK HABER
© Copyright 2013 Medya TEK Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site ULC Bilişim haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA