“Gezi, 15 Temmuz’un Ayak Sesiydi”

Başkan Dağtekin’den ‘Gezi’ Davası Açıklaması “Gezi, 15 Temmuz’un Ayak Sesiydi”
Bu haber 2020-02-20 16:10:11 eklenmiş ve 340 kez görüntülenmiştir.

 

AK Parti İl Başkanı Mehmet Dağtekin önceki gün Gezi davasına bakan mahkemenin, 1'i tutuklu 6'sı firar 16 sanığın yargılandığı davadaverilen beraat kararına tepki göstererek Gezi olaylarını 15 Temmuz’dan bağımsız düşünemeyeceklerini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 17-25 Aralık ve 15 Temmuz darbe girişiminde darbe talimatlarını kimlerin verdiğine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Osman Kavala’nın yeniden gözaltına alınarak tutuklanmasının bunun en büyük göstergesi olduğunu vurguladı.

Gezi eylemlerinin içerisinde yer alan kişilere yönelik beraat kararı verilmesinin vicdanlarda büyük yara aldığını ifade eden Başkan Dağtekin Gezi olaylarının 15 Temmuza giden yolun ayak sesi olduğunu ifade ederek “Gezi eylemleri, 15 Temmuz kanlı darbe girişimine giden bir sürecin parçası olduğu su götürmez bir gerçektir.  Öyle ki bu beraat kararından hemen sonra Osman Kavala’nın 17-25 Aralık ve 15 Temmuz darbe girişimine yönelik soruşturma  kapsamında tutuklanmasıyla bunu  net olarak görüyoruz” dedi.

Gezi olayların bilançosunu hatırlatan Dağtekin “Gezi olayları boyunca 46 kamu binası, 231 polis aracı ve 44 ambulans kullanılamaz hale geldi, 326 işyeri, 201 araç tahrip edildi, 80 belediye otobüsü ve 85 otobüs durağı yakıldı, 697 güvenlik görevlisi yaralandı ve 1 polis şehit oldu. Gezi olaylarının Türkiye'ye doğrudan maliyeti 1.4 milyar dolar, dolaylı maliyetinin ise yüzlerce milyar doları buldu. Faizler ilk defa Gezi olayları ile tırmanmaya başladı, yüzde 4.6'dan yüzde 13 küsura ulaştı” diye konuştu.

Açıklamasının devamında Gezi olaylarının başlangıcında FETÖ parmağına dikkat çeken Dağtekin  “Sözde ağaç hassasiyeti diye başlatılan Gezi eylemleri, FETÖ’cü emniyet amirlerinin çadır yakarak ( Ki aynı emniyet amiri 15 Temmuz darbe kalkışmasında tankın içerisinde askeri kamuflajla yakalanmıştı), polislerin ise orantısız güç kullanarak körüklemesiyle 22 gün boyunca sürdü. Hedef tamamen  Sayın Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı ve hükümetimizi devirmekti. Hatırlayın, o günlerde   Beşiktaş'ta dönemin Başbakanı olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın kullandığı Başbakanlık Çalışma Ofisi basılmak istendi, Dolmabahçe Camisi üç gün boyunca işgal edildi. Dolmabahçe'ye inen bulvarda, patlayıcılarla desteklenen barikatlar kuruldu. Vandallar, duvarlara ‘Zulüm 1453’te başladı’ yazarak adeta bir iç savaş provasına zemin hazırlayarak sokakları ateşe verdiler. Tüm bu olayların kanıtlarına internet ortamında bile ulaşılabiliyorken, delil yetersizliğini gerekçe göstererek Gezi sanıklarına beraat verilmesi maalesef milletimizi birbirine kırdırmak isteyenleri, terörü ve şiddeti meşru bir yol olarak görenleri cesaretlendirmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Gezi Parkı olayları davasında yargılanan sanıklar için beraat kararı veren  hakimler  için inceleme ve soruşturma izni vermesi ise son derece anlamlıdır. Elbette hukuka saygımız vardır. Herkes  müsterih olsun, ülkemizin her davası gibi bu meseleyi de sonuna kadar kararlılıkla takip edecek, adaletin tecellisi için  mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

ETİKETLER :
Diğer SİYASET haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
MEDYA TEK HABER
© Copyright 2013 Medya TEK Haber. Tüm hakları saklıdır. Bu site ULC Bilişim haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA